The new ideological warfare between etatism and globalism

Istanbul Institute of
Russian and Sovietic Studies

At Left: The “English” Ivan the Terrible, the CEO of Muscovy Company, a “globalist”
At Right: Peter the Third, who was betrayed and dethroned by his wife, an “etatist”

What is the real stake behind the over-romanticising of October Revolution by The New York Times? It is also noticeable that Putin’s regime overlooks Lenin and the October Revolution. Is a new propanganda warfare on re-writing history between American establishment and Russian regime coming out? Could we link this warfare to Trump’s election and his neo-keynesian economy-politics aiming to overcome the current (2008) “great depression”? And the rise of Russia as the new global power undertaking huge infrastructures namely the New Silk Road, Yamal Project, Shanghai Five, rebuilding the Eurasia-centered World system as the new global converging market? Continue reading “The new ideological warfare between etatism and globalism”

Kasabanın sırrı ve dört koridor

JOINT ARTICLE WITH PROF ŞENER ÜŞÜMEZSOY
THE REDSKIN!!!!

Putin, Sochi’de kasabanın sırrını açıklarken…

Kültür-kimlik siyasetçisinin ‘halk’ dediği şeyin, aslında ‘demokrasi’ kavramındaki ‘demos’a isabet etmediğini tespit etmemiz gerekir. Kültür-kimlik siyasetçisinin dilindeki ‘halk’, türlü politik adapçı isimlendirme cambazlıklarıyla bireye kadar bölünebilen ve gerçekte karşılığı olmayan bir şeydir. ‘Demokrasi’ kavramındaki ‘demos’a karşılık gelen ‘demokratik hak’ ise, ortak bir coğrafyayı ve bu coğrafya üzerinde yaşayan insan topluluğunun (demos’un) bu ortak coğrafyayı paylaşmasından kaynaklı ortak sorunlarıyla başetmek için belirledikleri hak ve sorumluluklara işaret eder. Öyleyse kültür-kimlik siyasetçisinin ‘Demokratik hak’ dediği şey, daha en baştan ‘demokrasi’ sözcüğünün anlamıyla (analitik düzeyde) çelişir: her türlü ayrılık/özerklik talepleri daha en baştan coğrafya ortaklığını ve bu ortaklıktan kaynaklı sorunları yadsımasıyla -tanımdan hareketle- ‘demokratik’ değildir. Dolayısıyla bunu savunmak her durumda ‘demos’un üstünden ve havadan bir konuşma biçimidir.

Continue reading “Kasabanın sırrı ve dört koridor”

Cinselliğin Politikası (olmaz) – Bölüm 4 – Prof Slavoj Žižek

Bizim üzerinde çalışacağımız asıl eksen, bu ortadaki iki “normal” arasındaki çatışma eksenidir [y ekseni]. Meselemiz, ortadaki bu iki kampın her ikisinin de kendi tarafındaki aşırı versiyonunu görmezden gelerek bununla hesaplaşmaktan yan çizmesidir. Ilımlı-muhafazakar müslümanlar müslümanlığın IŞİD-Boko Haram tipi baskıcı barbar versiyonunu görmezden gelir, benzer şekilde kadın ve gey haklarının “açık fikirli” savunucuları da LGBT+’nın maskaralıklarını görmezden gelir. Ortadaki bu her iki kamp da, kendi taraflarından üreyen bu aşırı uçların kendi [dünya kurgularında, kuramlarında] çözümsüz bıraktıkları noktalardan üreyen arızalar olduğunu tartışmak istemezler.

Continue reading “Cinselliğin Politikası (olmaz) – Bölüm 4 – Prof Slavoj Žižek”

Sexual is (not) Political – Part 4 – Prof Slavoj Žižek

The opposition between the sexual politics (“biopolitics” in Foucaultian terms) of religious fundamentalism (whose extreme cases are ISIS and Boko Haram) and the radicalism of LGBT+ forms an axis of excesses from which one should distinguish another axis [axis-y], the one of the opposition between the two “normal” (and much more predominant) stances, the “normal” conservative family ideology which is ready to deplore the extremist excesses [the red curve], and the “normal” stance of liberal permissiveness which supports feminism and gay rights but prefers to mockingly dismiss the excesses of LGBT+ [the blue curve].


The basic axis is this one [y]. And each of its two opposed poles [the closer peaks to y-axis of both red and blue curves] tends to dismiss its radicalized version (Muslim-style extreme subordination of women is rejected by moderate-conservative Muslims; the excessive measures advocated by LGBT+ are also rejected by the mainstream advocates of women’s rights and of gay rights). Each side rejects such extremes as its own pathological outgrowth, as something belonging to those who have lost the proper human measure.

Continue reading “Sexual is (not) Political – Part 4 – Prof Slavoj Žižek”

Emperyalizmin Tahta Atları – Atilla İlhan, Engin Kurtay

tmp_8592-Ayiti21507548804.jpg

Haiti Devrimi: “Batılının kendi iç çelişki ve çatışmalarından türeyen evrensel değerleri, sömürgeci Batılıya karşı kullanan Devrim!

ÖNSÖZ: Profesör Zizek’in Attawapiskat örneği, buna karşılık başarılı bir modernizasyon örneği olarak Köy Enstitüleri örneği, ve bunların yanında emperyalizmin güncel tahta atları olarak siyasal ve – sözde – “ılımlı” islami endoktrinasyon kurumları olarak ortaya çıkan cemaat okulları örneğinin yanında Özel Yabancı Okulların durumunu da bugün yeni baştan tartışmaya başlamak gerekiyor. Cemaat okulları gibi, Lozan Antlaşması’nın söküp atamadığı bu eğitim kurumları da Profesör Zizek’in hedefine koyduğu “politik adap” (“political correctness”, kısaca “PC”) çizgisinde mealci, tevsirci, küreselleşmeci / batı uşağı “entelektüeller” yetiştirdiler.


Çözüm tabii ki İmam Hatip eğitiminde değildir. Türkiye Cumhuriyeti artık çağdaş uygarlık düzeyinde kendi eğitim sistemini tasarlama ve uygulama deneyimine sahiptir: Köy Enstitüleri’nden sonra Fen Liseleri, Anadolu Liseleri vb çok güçlü örnekler ortadadır. Batılılaşma için Batılının eğitiminden medet umulamaz. Özel Yabancı Okullar kapatılmalıdır. Konuya doğrudan isabet eden aşağıdaki yazı 2000 yılında Cumhuriyet Gazetesi’nde yer aldı.

Cumhuriyet, 19 Temmuz 2000, Arka Sayfa – tıkla ve pdf olarak indir!

Cumhuriyet, 21 Temmuz 2000, Arka Sayfa – tıkla ve pdf olarak indir!

Continue reading “Emperyalizmin Tahta Atları – Atilla İlhan, Engin Kurtay”

Cinselliğin Politikası (olmaz) – Bölüm 3 – Prof Slavoj Zizek

tmp_7887-gorsel-4863370659

LGBT trendi standard kabul edilmiş cinsel karşıtlığın “yapı çözümlemesini” (deconstruction) yapabilir. İç gerilim ve tutarsızlıkları içinde tarihsel varoluş koşullarını göstererek, cinsel ayrımı kendiliğinden verili bir varoluşsal özelliğimiz olmaktan da çıkarabilir (de-ontologize). Ne var ki bütün bu doktrin, sayısız cinsel tercihin zorla ikili cinsel karşıtlığa (kadın ve erkek) sıkıştırılmış olduğunu, eğer ki bu ikili karşıtlıktan, yapay ve sıkı sıkıya belli kılıflardan sıyrılabilirsek özgürleşeceğimiz varsayımına dayanır. Neymiş efendim, hele ki şu ikili karşıtlıktan kendimizi kurtaralım, işte o zaman kendimizi gey, çiftcinsiyetli, ya da her neysek, o şekilde kendimizi bulabilirmişiz… Lacancı formül ise kazın ayağının hiç de öyle olmadığı söyler: karşıtlık (antagonizm) ve buna bağlı iç gerilim zaten cinselliğin temel kurucu ögesidir ve bu nedenle başka hiç bir tercihin hakikatine indirgenemez. Ne kadar farklı sınıflandırmalar yaparsanız yapın, bu iç gerilimi boşaltamazsınız. Continue reading “Cinselliğin Politikası (olmaz) – Bölüm 3 – Prof Slavoj Zizek”

The Villages Institutes in Turkey – Deniz Gül

TERMPAPER SUBMITTED TO THE COURSE “TURKISH POLITICAL STRUCTURE”, DR IBRAHIM SAYLAN, FACULTY OF BUSINESS, DEPARTMENT OF INTERNATIONAL RELATIONS, DOKUZ EYLÜL UNIVERSITY, IZMIR.

tmp_21005-koy-enstituleri-muzik-81276625604

Abstract:

This paper will discuss and evaluate the Village Institutes experience in Turkey. This Paper begins by analyzing the historical context of the period and moves on the evaluation of the general characteristics of Village Institutes. In the part of the general characteristic, I have tried to observe both sides’ views (peasants and governors) equally. This part also include the specific features of İsmail Hakkı Tonguç, and generally try to explain why and how does village institutes maintain itself enough to go on with. Finally, I will try to explain the story of closure process and evaluate the outcome and process assessment. Continue reading “The Villages Institutes in Turkey – Deniz Gül”

Sexual is (not) Political – Part 3 – Prof Slavoj Zizek

tmp_7887-gorsel-4863370659

Although the LGBT trend is right in “deconstructing” the standard normative sexual opposition, in de-ontologizing it, however, it reduces this tension to the fact that the plurality of sexual positions is forcefully reduced to the normative straight-jacket of the binary opposition of masculine and feminine, with the idea that, if we get away with this straight-jacket, we will get a full blossoming multiplicity of sexual positions (LGBT etc.), each of them with a full ontological consistency: once we get rid of the binary straight-jacket, I can fully recognize myself as gay, bisexual, or whatever. From the Lacanian standpoint, however, the antagonistic tension is irreducible, it is constitutive of the sexual as such, and no amount of classificatory diversification and multiplication can save us from it. Continue reading “Sexual is (not) Political – Part 3 – Prof Slavoj Zizek”